Benim Görüşüm…!

11 05 2011

BENİM GÖRÜŞÜME GÖRE

DÜRÜSTLÜK ŞART

Biz anamızdan, babamızdan bunu öğrendik: Dürüst olacaksın, yalan söylemeyeceksin, hile yapmayacaksın… Ben bu söze çok önem veririm. İnandığım ve güvendiğim biri.”dürüstlük” ten taviz veriyorsa, Tavrımı değiştiririm.

ÇALMAK HARAMDIR

Kanunlar da inançlar da, gelenekler de aynı şeyi emreder: Çalmayacaksın! Küçük hırsızlar hapislere atılır, Devasa hırsızlar baş tacı edilirse, Dünyanın en büyük adalet sarayını yapsan boş.


FARKLI DÜŞÜNENLER DIŞLANMAMALI

Ben düşüncelerimden ötürü çok eziyet çekmiş mümin bir insanım. Şimdi elime güç geçince ben de “zalim” gibi zalim mi olacağım? Böylesi bana yakışmaz. Benim kendi kurallarım, kendi karakterim var.

SAADET AZINLIĞIN DEĞİL, HERKESİN HAKKIDIR

İnançlarım gereği, komşum açken ben tok yatamam. Peki komşu kimdir? Dünya artık global bir köye döndü. Dünyanın ve ülkemin her yerinde ki açlık acı ve gözyaşı çekenler benim komşularım.
Saadet herkesin hakkıysa, sistem de herkesin hakkını gözetecek şekilde kurulmalı.

SAMİMİYET ÇOK ÖNEMLİ

Bir insan samimiyetini kaybederse, benim de o insana inancım biter. Herkes kendini bilmeli. İktidar sarhoşluğuna kapılmamalı. Hepimiz bu dünyada gelip geçiciyiz.

TARIMI BİTİRMEK DEĞİL, DESTEKLEMEK GEREK

Hani köylü milletin efendisiydi? Hani kendi kendine yeten bir tarım ülkesiydik? Ufacık Hollanda, İsviçre tarım üzerinden dünyaları kazanırken, biz kendi köylümüzü yok ettik. Tarımı bitirdik, hayvancılığı bitirdik, ormancılığı bitirdik. Adalet böyle mi oluyor?

ADİL PAYLAŞIM OLMALI

Türkiye dünyanın en adaletsiz gelir dağılımına sahip üç ülkesinden biri haline gelmiş. Zenginlerin keyfi yerinde. Garibanların sesini duyan yok.
İnandık, güvendik ne oldu? Gelenin gidenden ne farkı oldu? Yazık Değil mi dar gelirli insanlara?

KULA KULLUK ETMEMELİ

Hepimiz Allah’ın kullarıyız. O zaman bu bölünmeler, bu tepeden bakmalar niye? Bu sırnaşmalar, bu yaranmaya çalışmalar niye? O temiz duygulara ne oldu? O eski hayallere ne oldu? Nasıl oldu da, hep eleştirdiğimiz insanlarla aynı hale gelindi? Üzülmemek elde değil.

NE İMAM KALDI, NE HATİP

İmam Hatiplerin belini 28 Şubat diktası kırdı. Bu millet bu haksızlığı değiştirmesi için bir hükümete 9 yıl süre verdi. Sonuç? Elde var sıfır. 9 yıldır tek başına iktidar olup, bu kadar önemli bir hadisede en ufak bir değişim yapamamışsan, imam olsan bana ne, hatip olsan bana ne?

BU KADAR AÇIK LAFLA KAPANMAZ

Son 9 yılda cari açığımız 87 kat arttı. Ekonomik büyüme dedikleri, Kemal Derviş’in, Türkiye’yi Siyonist sermayeye teslim etme projesi. Bu hükümet 9 yıldır tek başına iktidarda ama Kemal Derviş’in koyduğu kurallardan zerre sapmadı, sapamaz.

Çünkü sapmayacağını garanti ettiği için oraya geldi.

9 yılda bu ülkenin varı yoğu satıldı, ekonominin ipleri tamamen Batı’ya teslim edildi. Hesap ortada, rakamlar ortada.

HER İŞİN BAŞI BEREKET

Nerede o Refah Partisi dönemindeki bereketli kazançlar. O zamanlarda işçisi de, memuru da, emeklisi de, esnafı da, sanayicisi de ne iyi durumdaydı. Bir yılda herkesin geliri reel olarak ikiye katlanmıştı. Her işe bereket gelmişti. Farkında değiliz, her şey ne kadar pahalı oysa. Maaşımız bir anda tükeniveriyor. O bereket yok artık.

TOK, AÇIN HALİNDEN ANLAMAZ

Ekmeğimiz yok, suyumuz yok ama halimizi kimseye anlatamıyoruz. Bizim oylarımızla tepemize geçenler, eskilerden beter oldu.

“Açız” deyince, “yalan söylüyorsun” diyorlar.

Ne diyebilirler ki? Herkesi kendileri gibi “tok” sanıyorlar.

9 YIL TEK BAŞINA İKTİDAR OLAN, HALA MUHALİF GİBİ DAVRANMAMALI

Bir iktidar düşünün tam 9 yıldır tek başına. 9 yıldır tek başına ama hala “muhalefet” miş gibi davranıyor. 9 yıldır her gün bizi oyalıyor. 9 yıldır ona inandık, güvendik; her seçimde oyumuzu verdik.

Ama bunun karşılığında hayatımızda hiçbir şey değişmedi.

Aynı tas, aynı hamam.

“ENGEL” ENGEL OLMAMALI

Engelliler olarak biz ne engeller gördük. Hiçbir engel bizi üzmedi görmezden gelinme engeli kadar. Hep göstermelik tedbirler alınmasından bıktık. Biz bu ülkenin asil birer üyesi olarak, her alanda ve her konuda hak ettiğimiz yerde olmak istiyoruz.

ZALİMİN TAKTİKLERİ KULLANILMAMALI

Babasından dayak yiyen çocuk, gün gelip baba olduğunda evladına dayak mı atmalı? Böyle gelmiş böyle mi gitmeli? Zalim zalimdir, bunu herkes bilir. Peki ya mazlum da bir gün zalim haline gelirse ne olacak? Zalimin taktiğini kullanan, kendine hala mazlum diyebilir mi?

FABRİKALAR KAPATILMAZ, AÇILIR

Devletin görevi fabrikaları kapatmak mı? Koskoca fabrikaları bir yıllık geliri veya arsa parasına elden çıkartmak mı? Yüz binlerce insanı bir anda işsiz bırakmak mı? Gelişmiş ülkelerin hepsinde ağır sanayi var, ileri teknoloji var. Herkes aptal, bir biz mi akıllıyız?

Fabrika satmak, fabrikaları park yapmakla mı gelişeceğiz?

KİBİR BİZE YAKIŞMAZ

Oldun başak eğri durur. Müslüman kalenderdir, müşfiktir. Bugün riya çukuruna düşmüş, kibir girdaplarında boğulmuş eski tanıdıklar görüyorum.

Ne diyeceğimi bilemiyorum. Keşke biri çıkıp bunlara ağabeylik yapsa, kulaklarından tutup, doğru yolu hatırlatsa.


İşlemler

Bilgi

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s




Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.